KİM BU MİSKİN? | MiskinAdam

KİM BU MİSKİN?

Biliyor ve hak veriyorum ki nereli olduğum, burcum, kaşım-gözüm vs umurunda olmayacak. Böyle şeyler umurunda olsa bu blogda olmazdın muhtemelen.

Büyük olasılıkla sen;

  • bir ortak düşünce,
  • ortak bir bakış açısı,
  • ortak bir özellik,

veya

  • kimmiş bu ahkam kesen?” sorusuna cevap arıyorsun.

Her şeyden önce kendime ve benim gibi düşünenlere neden “miskin” dediğimi anlatayım:

Yukarıda kırmızı alana aldığım miskin tanımı, beni/bizi bir miktar anlatıyor olmalı. Tepki verdiğimizde bir şeylerin değişmediğini veya sesimizin yeterince ses getirmediğini görünce miskinleşebiliyoruz.

Neden Blog Yazıyorum?

Bir gün Facebook ve türevleri olan sosyal medya hesaplarımı komple kapattım.

Bunun nedeni:

Sosyal medyanın da gerçek yaşam ama çarpıtılmış gerçek yaşam olduğuna kesin kanaat getirmemdi. Mutluluk pozları paylaşan çiftlerin boşanmak üzere olmaları, duyarsızların duyar kasmacaları gibi yüzlerce örnek sayabilirim sana.

Hal böyle olunca, hayatım boyunca yaşadığım ait olamama duygusunu, sosyal medya platformları için de yaşadım ve terk ettim, diyebilirim.

E peki insanın kendini ifade etme ihtiyacı ne olacak?

Sosyal medyada yaptığım paylaşımların birçoğunun nitelikli ve aydınlatıcı olduğunu düşünmeme karşılık, orayı terk etmiş olmam elbette bir boşluk yarattı.

Her insanın kendini ifade etme ihtiyacının olmasıyla birlikte, özellikle sanatçıların bir mesaj verme ihtiyacı da vardır. Kendim için “sanatçı” diyemem ama sanata ve sanatçıya aşık biri olarak ben de bu düşüncedeyim, diyebilirim.

Herkes iyi bildiği işi yapmalıysa ve ben mesleki hayatımda da bir yazarsam neden kişisel düşüncelerimi de yazıyla aktarmayayım?

Dedim ve MiskinAdam’ı kurdum. İşte bu yüzden blog yazıyorum!

Bu arada, 10 yıldan fazladır blog yazarım. MiskinAdam da bunlardan biri ve en yenisi diyebilirim.

İşte böyle bir bloggerın yazılarını okumaktasın…

Daha fazlasını merak edenler için de aşağıdaki bölümü yazdım

Okurken, yazar ile aranda bir/birkaç ortak nokta olmasını önemsiyor musun?

Şayet ben önemsiyorum. Yarı gizli, araştırılınca bulunabilen profilimi biraz resmedeyim madem:

Az konuşan, çok yazan biriyim. Az konuşmayı bir övünç kaynağı olarak söylemiyorum. Tıpta bunun ileri versiyonuna “konuşma tembelliği” diyorlar. Yani, istese pek âlâ konuşabilecek birinin istemediği için konuşmaması durumu.

Elbette sebebi var:

Hayatı düz bir şekilde ele alamıyorum. En ufak bir soru bile alt metinleri yorumlamayı gerektiriyor. Alt metinlerle veya derindekilerle ilgilenmeyenlerin sıklığı yüzünden pek de konuşasım gelmiyor.

Bu durum beni sıklıkla bardaki yalnız adam gibi çekici, muhabbetsizin biri gibi de çekilmez kılmıştır.

Derin düşünen birilerini yakaladığımda ise psikolojiden girip felsefeden çıkarak adeta kusuyorum içimdekileri.

Bağnazlığın her türlüsüne karşıyım. Aynı şekilde her türlü fanatikliğe de karşıyım. Herhangi bir rengin veya düşüncenin körü körüne savunucusu olmak… Bilmiyorum, o kafalara ait olamadım hiç.

İnsanların cinsiyetleriyle ve cinsel tercihleriyle ilgileniyorum. Evet, ilgileniyorum sadece; asla yargılamıyorum. İlgim tamamen merakımdan. Kendini özgürce ifade etmeyi başaran her insana ayrıca hayranlık duyuyorum. Mesela bir gün cinsel tercihim değişse (öyle bir arzum ya da dürtüm yok) bunu açıkça ifade etme başarını gösterebilir miydim acaba? Başaranlar güçlü ve dürüst insanlar olsa gerek.

Herkesin sevişmesi gerektiğine inanıyorum. Sokakta, parkta her yerde sevişsinler. Adı üstünde “sevişmek.” Yani, karşılıklı sevmek! Kime ne zararı olabilir ki?

Bir tarafım miskin, diğer tarafım hızlı.

Hızlı tarafımı genellikle işlerime yansıtıyorum. Zengin değilim ama hatırı sayılır para kazandığımı da inkar edip garip edebiyatı yapacak değilim. Hele ki bu coğrafyada “yazı yazarak para kazanmak” olarak düşünürsek yok yok bayağı iyi kazanıyorum(!)

Şunlar da etiketlerim:

#caddebostan #kadıköy
#şezlong #hayvansevgisi #tiyatro
#müzik #şarkısözü #sanat #psikoloji #bipolar
#özgürlük #bireyolmak #kitap #derinsohbet #alkol #yaz

MiskinAdam | Sansürsüz Blog & Sansürsüz Düşünce

Saydım, 2 dakika oldu 👌

Bu yazı ilgini çekmiş olmalı.
Sence de bir "beğen"i hak etmedi mi?