Duyguları Koruma Yöntemi: Mesafeli Olmak, Mesafe Koymak
PSİKOLOJİKYeni Yazı!

Duyguları Koruma Yöntemi: Mesafeli Olmak, Mesafe Koymak – Köşe Yazısı

Hayal kırıklığı ve pişmanlık benzer duygulardır fakat çok keskin bir farkla ayrışırlar. 

Pişmanlık

Pişmanlık, kendi davranışlarımızın yarattığı sonuçlardan üzüntü duyma halidir.

Hayal Kırıklığı

Hayal kırıklığı ise kendi üzerimize düşeni yaptığımıza inandığımız durumlarda dış sebeplerle oluşan üzüntü duyma halidir. Nitekim, her ikisi de ayrılıkların başlıca sebebi olup her ikisi de yıkıcı yönüyle benzerlik gösterir. 

Herhangi bir suçlu aramaya da gerek yok. Taraflardan bağımsız olarak ayrılık, ilişkiden beklentimizin karşılanmadığı anlamına geldiği için, içerisinde pişmanlık olsun olmasın, sonucun kendisi hayal kırıklığıdır. Bir gün bitecek bir ilişki hayal etmemişizdir.

Yaklaşık her çiftin, ölünceye dek birliktelik hayal ettiğini düşünürsek, buna büyük bir beklenti diyebiliriz. O halde bir gün yolları ayırmak gerektiğinde yıkımın da büyük olacağını söyleyebiliriz. Bu yıkım beklenmedik bir anda gerçekleşip tozu dumana katmış da olabilir, zamana yayılıp yavaş yavaş gerçekleşmiş de olabilir. Sonuç olarak yıkım gerçekleşmiştir.

Peki, ister istemez yıkıma sebep olan bir ilişkide bundan sonra dostluktan bahsetmek ne kadar samimi olur? Bağışlamak yetmez mi? Adını değiştirip sürdürmeye çalışmanın başka anlamları da olabilir mi? Esasen yıkıntıların içinde alışkanlıklarımızı mı arıyoruzdur? 

Mesafe

Hatta arkadaş kalmak karşımızdakini veya kendimizi bağışlayamadığımızı işaret ediyor olabilir mi? Elbette ortak sorumluluğu (Örnek: Çocuk) sürdürmek zorunda olanların iletişimde kalma zorunluluğu bu durumdan müstesna. Yine de ortaklık, dostluğu gerektirmez; karşılıklı nezaket ve iletişimde ustalığı gerektirir sadece. Mesafeli bir iletişimden bahsediyorum pek tabii..

Çünkü duyguları koruyarak yaşama sanatının en önemli öğelerinden biridir mesafe. Her insan için farklı uzaklığı temsil eder, aynı insanla değişen durumlara karşılık ise yeniden ayarlamayı gerektirir. 

Ve duyguları koruyarak yaşama sanatının en önemli öğelerinden bir diğeridir bağışlamak. Bağışlayınca arınırız; öfkeden veya nefretten.

Tüm bu sebeplerle şunu düşünüyorum artık:

Bağışlamak zorunda kaldığımız herkes bizden azat etmelidir; dostça bir elvedayla ve olabildiğince uzak mesafeye…

En dostane ayrılıklar da içinde hayal kırıklığı barındırır. Keza her şeyin yolunda olduğu beraberlikler zaten ayrılığı gerektirmez.

Anlatmaya Üşendiklerimi Yazıyorum
MiskinAdam


Yeni yazılarımı Instagram'da duyuruyorum. Takip et, iletişimde kalalım ✔️

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yorumları e-posta aracılığıyla bana bildir. Ayrıca yorum yapmadan da abone olabilirsiniz.

Bu yazı ilgini çekti mi?

Yeni yazılarımı Instagram‘da duyuruyorum. Takip et, iletişimde kalalım ✔️