Bazı Erkekler Neden Evlenmek İstemez? | MiskinAdam
KAFA AÇANLAR

Bazı Erkekler Neden Evlenmek İstemez? Evliliğin Erkek Bünyesinde Bıraktığı Hasar!

Kaynak: İnstagram – @kaynana_gelin_sayfasi

Bazı erkekler neden evlenmek istemez biliyor musun? Çünkü erkekler, kadınlar kadar Polyanna’cı olmadıklarından birbirlerinin önerilerini az da olsa dikkate alıyorlar. Hiç azımsanamayacak sayıda olan bir grup erkek, aşağıdakine benzer deneyimlerini paylaştığında, evliliği düşünen diğer erkeklerin haklı olarak kafası karışabiliyor 😀

Bir Grup Evli Erkekten Ortak Deneyim Hikayesi:

 Evlenmeden önce kız arkadaşın (kadın demeyi tercih ediyorum ama sevgililikteki kadın tarafa “kız arkadaş” denildiği için bazen bu tanımı kullanacağım) ara sıra size gelir. Annen baban onu çok sever. “Ay ne kadar da hanım hanımcık bir kızmış” derler.

Sonra iş biraz daha ciddileşir ve bu defa sen kız arkadaşının ailesiyle tanışırsın. Başta eniştesi olmak üzere, annesi, abisi ve babası şeklinde tanışmalar devam eder. Kız arkadaşın bu esnada göklerde uçuyordur. E yani, etrafta o kadar niyeti bozuk erkek varken senin gibi ciddi adamı bulmuş mutlu olmasın mı?

Tabii bu esnada senin kaprisin ve egon zirve yapar. Gereksiz kısıtlamalar, olması gerekenden fazla kıskançlık yapmalar, GPS cihazı takmışçasına attığı her adımın raporunu beklemeler senin olmazsa olmazlarındır.

Bir de üzerine çöken rehavete ne demeli?

Sanki bulunmaz hint kumaşıymışsın gibi en ufak tartışmada ayağın kapıyı işaret eder. Kız arkadaşın da enteresan bir şekilde alttan alır.

Sanırım kadınlar, ciddiyet kazanmış bir ilişkinin bozulmasından erkeklere oranla daha fazla korkuyorlar. Bunda toplum yargılarının payı büyük. Hele ki söz-nişan vs yapıldıysa eyvah eyvah!

  • Yaza düğün planları yapılırken ayrılık mı?
  • El-alem ne der?
  • Aileleriniz ne der?

O yüzden ne kadar kavga ederseniz edin kız arkadaşın senden vazgeçmez. Hatta kadınlar bu konuda bitiş çizgisine odaklanmış yarış atı gibi davranabilirler.

  • Anlaşamıyor musunuz? Hiç sorun değil.
  • Sevgi-saygı konusunda problemleriniz mi var? Hiç önemi yok.
  • Şiddetli bir kavga mı oldu? Geçeeer, uzatmaya gerek yok…

Derken, alttan alma konusunda sınırları zorlayan kadın, belki de olmaması gereken bir evliliğin dahi temellerini çoktan atmış olur. Belli bir saatten sonra “sen daha iyilerine layıksın” da diyemezsin.

 

Nikahtan Sonra Neler Olur?

kaynak: kizlarsoruyor.com

Bakın balayından sonra veya cicim ayından sonra demiyorum. Nikah masasında imzaların atıldığı andan itibaren yeni bir kadınla tanışırsın. Yeni yeni, yepyeni bir insan. Evet bu doğru.

-Merhaba, ben huzur bozan Pelin.
-Memnun oldum :/
-Geçmiş olsun;
-Teşekkür ederim 🙁

Bu değişimi direkt karakter bozulması olarak algılama. Pelin iffetlidir, sadıktır, temiz aile kızıdır, merhametlidir, iyidir, hoştur. Tanıdığın insan özünde neyse yine odur, değişmez.

Sadece güncellenir.

Güncel Pelin’in davranışlarını şu şekilde inceleyebilirsin:

  • Tartışmalarda alttan almak mı? Komik olma lütfen 🙂 o bekarken geçerliydi. Pelin’ler alttan almaz.
  • Gereksiz kısıtlamalar mı? Yoo… Şimdi kısıtlama sırası Pelin’de.
  • Pelin, bekar arkadaşlarınla geçirdiğin vakti kilometrelerce uzaktan bile cehenneme çevirebilir.
  • Hava karardıktan sonra dışarıda durduğun her saniyeyi kayıt eder ve ömründen eksiltmek üzere alacaklı hanesine yazar

Pelin’le ilgilenmediğin her dakika borçlanırsın. Pelin’in günlük x miktarda ilgiye ihtiyacı vardır. Eğer veremezsen evi sana zindan eder. İş yapmana bile müsaade etmez.

Eve iş getirilmesinden hoşlanmayan Pelin aslında ona vereceğin ilgiden tasarruf edilmesinden hoşlanmıyordur.

Yoksa;

sen,

gece, 

Pelin uyurken iş yapacaksın…

Umurunda bile olmaz! Pelin uyurken çok anlayışlıdır.

Sonrada “erkekler neden evlenmek istemez?” Bunları gören erkek daha evlenir mi? 😁

Sonra şu durumlar da var:

Pelin, senin kazandığın parayı senin harcamana karışır. Oraya neden o kadar para verdin? Erkek kardeşine 100 lira mı verdin? Hiç bir şey demiyorum sana. Nee arkadaşına düğünde çeyrek altın mı taktın? Gram altın takamıyor muydun?

Senin kazandığın parayı onun harcamasına karışamazsın. Kuaföre ne kadar para verdiğinden sana ne? Neden soruyorsun? Paranın lafını mı yapıyorsun yoksa? Yapıyorsan söyle, bir daha para istemez senden. Senin paran-benim param muhabbeti mi yapıyorsun? Vaay demek öyle. Bittin sen bittin!

Pelin annesine gidebilir, ablasında kalabilir, kuzenleriyle gezmelere gidebilir. Buna müdahale edecek değilsin ya? Zaten müdahale etmen için hiçbir sebep yoktur. Pelin’i memleketine tatile de gönderebilirsin. Yok demez. “Evde durmayı sevmez, tatil fırsatını affetmez.” Sen bundan rahatsızlık duymazsın zaten. Fakaaaat… sen şimdi bu özgürlüğü ona sundun diye kendini bir an olsun aynı haklara sahip mi zannettin? Hop! Orada durdurur seni Pelin. Sen gezme, sen tatil yapma, sen annende kalma. Aslında Pelin buna da karışmaz ama eve geldiğinde mahkeme duvarı gibi olur. Seçim senin.

Bi’saniye bi’saniye… Arkadaşında kalmak mı geçti aklından? Ahahaha :))) En çok da buna gülerim.
Sen, arkadaşında kalacaksın ve Pelin buna razı gelecek. O gün ya evde yangın çıkar, ya Pelin ateşli hastalık ya da sinir krizleri geçirir. O gün, senin eve dönmen gerekecektir. Dönemeyecek kadar uzaktaysan da bir daha dönmek istemeyecek kadar şiddetli mesajlar okursun.

İşten çıkınca arkadaşlarınla kafede okey oynamak senin için iyi bir değişiklik olabilir. Bunu bir de Pelin’e sormak lazım. Yok artık! O kadar da kılıbık değilsin, ne soracaksın Pelin’e. Abartma lütfen. Yine de bu senin düşüncen. Pelin seni 15 dk’da bir aramak için kronometresini kurmuştur.

Şöyle diyaloglar geçebilir:

-Neredesin?
-Dedim ya, arkadaşlarla buluşacağız. Kafeye geldik şimdi.
-Hmm… Kimler var?
-Ahmet, Muzaffer, Tolga var yanımda. Ahmet ile Muzaffer’i tanırsın. Çocukluk arkadaşlarım.
-Hmm… Ne yapıyorsunuz?
-Çay içiyoruz. Okey oynayacağız şimdi.
-Hmm… eşli mi?
-Evet, eşli oynayalım diyoruz.
-Ortin kim olacak; Muzaffer mi?
-Hayatım ne önemi var? Bilmiyorum! Oynayacağız işte…
-Milletin içinde bana mı bağırıyorsun?
-Ya ama ahiret sorusuna tuttun beni. Ne yapacaksın kim var, ne oynayacağız, kim kiminle ne lazım sana yahu!
-Sen varya arkadaşlarını görünce gerçekten çok farklı bir insan oluyorsun. Bir daha bana bağırma milletin içinde!
-Sen de o zaman… Alo Alo…
-Dıııttt Dıııttt Dıııt (Pelin üzerine bağırılmasından hoşlanmaz ve telefonu yüzüne kapatır. Çünkü haksızsın)

Pelin, işlerin kötü gitmesinden hoşlanmaz. Bekarken kuru ekmeğe razı olduğunu söyleyen Pelin, evlendikten sonra yemek pişirmeye son verir. Annenizin imkansızlardan imkan yarattığı, 2 çeşit erzaktan 4 çeşit yemek çıkarabildiği günler bitmiştir. Eğer evde 5 çeşit erzak varsa Pelin bundan 1 çeşit yemek çıkartır. Mutfakta erzak var da Pelin mi yapmıyor? Seninki de laf şimdi.

Tartışmak istemezsen susmak çözüm olmaz. Susarsan eğer tüm problemlerin kaynağı sen olursun.“Problemlerimizi konuşmadığımız için huzursuzuz” derse ne cevap vereceksin? Öyleyse sinirlendiğinde susma, konuş. Şunu da unutma: Pelin’in her lafa bir cevabı vardır. O tartışma asla bitmez. Ya Pelin’in elini öpersin ya da gittikçe hararetlenen tartışmanın baş kahramanı olursun. Sonra da Pelin alınır, kırılır, üzülür. Çünkü ağır konuşmuşsundur. Çenene hakim olamadığın için Pelin’i kırarsın. Pelin susmandan hoşlanmayabilir ama konuşmandan da hoşlandığı söylenemez.

Gidip bir büyüğünden akıl almak istersen büyüklerin asla ateşe körükle gitmez. Olur böyle şeyler, her evlilikte olur. Sıkma canını. Biz ne aileler gördük hey gidi…

Büyükler haksız da değildir. Sen gene Pelin ile evlisin. Ya Hatice ile evli olsaydın. Bak Tufan’ın karısı Hatçeye: Ne laf anlar ne meclise çıkmasını bilir ne de kocasını taşımasını bilir. Sen gene şanslısın hiç sesini çıkarma.

Hele hele Aybüke’den bahsetmiyorum. Aybüke ile evlenseydin görürdüm seni. Bir kere Aybüke’ler çok bilmiş olur. Ömür boyu Aybüke’yi mutlu etmek için çabalarsın. Evlidir ama bir yanı halen daha feministtir. Köküne kibrit suyu dökerse görürsün.

Sen halen daha anlamadın galiba. Bekarken kral sendin. Evlenince tahtından indin ve eşin oturdu. İlahi adalet de diyebilirsin. Yorum senin.

Sen de evli misin?
Bu senin iç sesin olsun o zaman. Sen yine de içinde tut. (Gaza gelme)

Sen evli değil misin?
Bir kere daha düşün demek istemiyorum. Hiç düşünmeden evleneceğinden şüphem yok. Çünkü sen ne Pelin ile ne Hatice ile ne de Aybüke ile evlenmiyorsun. Muhtemelen Mehtap ile evleniyorsun. Mehtap farklıdır(!)

İşte bu gibi deneyimleri dinleyen ve kafası karışan bazı erkekler evlenmek istemez.

GÜNCEL NOT:

Evliliğin kadın bünyesinde bıraktığı hasar yok mu? Elbette vardır. Onu da kadın okurlardan alalım yorum alanında 😉

Bu yazıyı yıllar önce yazmış, bir arkadaşımın blog sitesinde yayınlamıştım. Şu an düşüncelerim farklı çünkü yıllar sonra taraflar ateşkes ilan ederek dünya barışını desteklemeyi seçti. Yıllar sürdü tabii 🙂 Yazıyı gönderdiğim arkadaş blog sitesini kapatınca bu yazının hiç olmasına gönlüm el vermedi. MiskinAdam’ın “KAFA AÇANLAR” kategorisine iyi gideceğini düşündüm.

Varsa yorumun alırım bi dal! Yorumları büyük bir keyif, büyük bir dikkatle okuyor ve yanıtlamaya çalışıyorum.

12 Yorum “Bazı Erkekler Neden Evlenmek İstemez? Evliliğin Erkek Bünyesinde Bıraktığı Hasar!

  1. esra k. Reply

    Bu yazının sonuna gelene kadar baya bir sinirlendim. Ama son kısmı okuyunca sinirim geçti. Çünkü biz seninle o yolları aşalı çok oldu miskin adam 🙂

  2. Çağrı Mustafa Alkan Reply

    Allah’ım neler neler. Ben hiç yaşamadım bunları 😛

    Neyse ki gerçekten bunların hepsi olmasa da önemli bir kısmı yıllarla birlikte aşılıyor. Bu arada Esra Hanım izin verirse bir akşam 101 oynayalım 🙂

    1. miskinadam Post author Reply

      Üzgünüm, artık kıraathane oyunları oynamıyorum ama bunun Esra hanım ile alakası yok 🙂 Biz seninle bir şeyler içelim bence 🍻

  3. hatice Reply

    ”Ya Hatice ile evli olsaydın” demek haa vaayy be halbuki ne güzel evliliğim var benim üstelik çocuklar bile var :))

    1. miskinadam Post author Reply

      İsimler sembolik ve kuradan “Hatice” çıktı. Takılmayalım lütfen 😁 Mutluluğunuz daim olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Saydım, 2 dakika oldu 👌

Bu yazı ilgini çekmiş olmalı.
Sence de bir "beğen"i hak etmedi mi?