Kraldan Çok Kralcı Olmak Ne Demek? Tanımı ve Testi | MiskinAdam
KAFA AÇANLAR

Kendisiyle Yüzleşme Cesareti Olanlar İçin “Kraldan Çok Kralcı Olma” Testi!

Hiç kimse kendisi için “evet, ben yalakanın tekiyim” demez. Hiç kimse kendisi için “evet, ben kraldan çok kralcıyım” demez. Fakat bu basit test ile ister kendinizi daha iyi tanıyabilir, isterseniz de etrafınızdaki yalaka tiplerin yalakalığını teyit edebilirsiniz.

Önce kısaca tanımlayalım:

Kraldan Çok Kralcı Olmak Nedir?

Bir düşünceyi, düzeni veya amacı; liderinden daha fazla sahiplenen kişilere kraldan çok kralcı denir. Aynı şekilde, liderin önemsemediği veya irdelemediği konuları, kendi kendine inisiyatif alıp irdeleyen kişilere de kraldan çok kralcı diyebiliriz.

Gelelim teste:

“Kraldan Çok Kralcı mıyım?” Testi

Aşağıdaki sorulara “evet” veya “hayır” diye yanıt vermeniz, bu test için yeterlidir. 

  • İlkokulda, ödevini yapmayan arkadaşlarını öğretmene şikayet eder miydin?
  • Herhangi bir siyasi görüşün x birim başkanlığını yürüttün mü hiç?
  • İş yerinde, sorumluluğu sana ait olmamasına rağmen bir arkadaşının davranışını denetledin mi hiç?
  • İş yerinde düzeni kuranlar, seni bekçi kılmadıkları halde, kurulu düzeni korumak adına mücadele ettin mi hiç?
  • Sevdiğin bir lider (patron, kanaat önderi, görüş lideri vs.) hakkında eleştiri yapıldığında lideri hararetle savunup karşındaki insanla gerginlik yaşadın mı hiç?
  • Statüsü yüksek birini karşılamak için önünü ilikledin mi hiç?
  • Statüsü yüksek birinin arabasının kapısını açtın mı veya kendisinin halledebileceği bir işi onun yerine hallettin mi hiç?

Yukarıdaki sorulardan herhangi birine “evet” cevabı veriyorsanız maalesef kraldan çok kralcısınız.

Tahmin ediyorum ki öyle olduğu halde yukarıdaki kısa tanımların, kısalığından istifade edip “evet” demesi gerekirken “hayır” diyenler vardır. O halde konuyu biraz örneklendirip birilerinin iyice kendisiyle yüzleşmesini sağlayalım.

Kraldan Çok Kralcı Olmaya Örnek Durumlar

Kraldan çok kralcıları siyaset meydanında sıkça görürüz. Mesela şu türkü ocağı reisleri, isimizmciler veya balıkçı Temel reisin gençlik kolları başkanları…

Bu adamlar, savundukları görüşün önderlerinden bile fanatik ve bir o kadar da yalaka tiplerdir.

Kralcıların bir de öğrenci versiyonları vardır mesela. Onlarda bu alışkanlık taa ilkokul yıllarından kalmadır. Hatırlarsınız işte “örrepmenim örrepmenim, Aylin ödevini yapmamış” diyen tipleri.

Uzak tutma konusunda özgür olamadığınız kralcılar da var. İşte en rahatsız edici olanları da bunlar. Mesela iş yerindeki bir kralcının tipik davranışlarına mercek tutalım:

Sürekli size iş etiğini hatırlatırlar. Bazen şakayla, bazen “senin için söylüyorum” başlığı altında…

Esasen, ait olunan topluma (bu bir iş yeri de olabilir) faydalı olmaya çalışmak, bence de çok onurlu bir davranıştır. Lakin yöntemleri gözden geçirmek gerekebilir.

Bence, en faydalı personel, kendi işini en iyi şekilde yapma gayretinde olan personeldir. Bu düşümceme dayanarak şunu çok rahat söyleyebilirim:

Diğer çalışanları denetlemek, iş yerine faydalı olmaktan ziyade, içerideki sinerjiyi bozup iş yerine zarar vermek demektir.

Tabii, düzenin korunmasıyla görevlendirilmiş müfettişler veya yöneticiler bu durumdan müstesna.

Dolayısıyla niyetleri de ikiye ayırabiliriz:

1- Kuruma fayda sağlama amacıyla yapılan arkadaş denetleme davranışı, masum ama yanlış bir davranıştır. (Tartışmaya açık)

2- Üstlerin takdirini kazanmak üzere yapılan arkadaş denetleme davranışı ise hem kötü niyetli hem de yanlış bir davranıştır. (Tartışmaya kapalı)

Yine hatırlatma gereği duyuyorum: Düzenin korunmasıyla görevlendirilmiş müfettişler veya yöneticiler bu durumdan müstesna.

Neyse daha fazla örneğe ve açıklamaya gerek yok sanırım. Kraldan çok kralcılar şu an aramızdaysa ve bu yazıyı okuyor ise muhtemelen yüzleri kızarmıştır. Ya da… Emin olamadım şimdi.

Eeey kraldan çok kralcı:

-Senin düzeni bu derece koruma eğilimin, her ne kadar kişisel menfaatlerine hizmet etse de fanatiği olduğun o düzenin kurucularına bile zarar veriyor biliyor musun?

Bazı kurallar, bir önceki uygulayıcılarından esinlenilerek konulmuştur. Bu demek değil ki bu kurallar koşulsuz doğrudur.

Belki de doğru olan, iş yerinde her yarım saatte bir goygoy molası vermektir? Belki de doğru olan liderini eleştirip kendini düzeltmesine fırsat vermektir. Belki de doğru olan arkadaşını koruyup, tüm inisiyatif hakkının liderde olmadığını lidere göstermektir.

Belki bunlar daha doğru, daha verimlidir? Ama sen böyle kralcılık yaparsan sistemin iyileşmesine, sorgulanıp düzeltilmesine engel olursun. Bir miktar insanın canını sıkıp midesini bulandırıyor olmandan hiç bahsetmiyorum bile.

Miskin Adam

4 Yorum “Kendisiyle Yüzleşme Cesareti Olanlar İçin “Kraldan Çok Kralcı Olma” Testi!

  1. ngun Reply

    “Belki de doğru olan, iş yerinde her yarım saatte bir goygoy molası vermektir? Belki de doğru olan liderini eleştirip kendini düzeltmesine fırsat vermektir. Belki de doğru olan arkadaşını koruyup, tüm inisiyatif hakkının liderde olmadığını lidere göstermektir.”

    kendimi gördüğüm bir tek paragraf oldu. elinize sağlık yazı için ve de azalarak tükensin bu kralcılar ya da tükenmesinler. sigara molalarında arkasından konuşacak kralcılar lazım 🙂

    1. miskinadam Post author Reply

      Yok olmayacaklarına göre onlarla yaşamayı öğrenmek daha mantıklı olabilir. Kabullenmekten bahsetmiyorum tabii.
      Gücü elinde bulundurmaktan bahsediyorum: İş gücü, zihin gücü, beceri vs… Boşuna strese sokuyorlar işte. Beni düzelten(!) birine, “seni ilgilendirmez” diyebilecek güçte olmak zorundayım mesela. Zorundayız…

  2. Nizamettin Gümüş Reply

    Yazının ifade ettiği her manaya katılıyorum. Ancak kafamda takılan bir nokta var. Saygı ile yalakalığı nasıl ayırt edeceğiz?

    Mesela, bir tarih profesörünün ilmine duyulan saygı sebebiyle onun karşısında ceket iliklemek veya onun bir işine yoğunluğu arasında yardım etmeyi teklif etmek kraldan çok kralcılığa girer mi?

    Hayır, yazını çürütmeye çalışmıyorum. Gerçekten iyi bir eleştiri. Sadece farkı nasıl anlayacağız onu soruyorum.

    1. miskinadam Post author Reply

      Bunun kararını tek başıma veremem ama yine benim düşünceme göre, makama değil de bilime/bilgiye duyulan saygı tabii ki kralcılığa girmez. Bu saygıyı göstermenin yolu her ne kadar ceket iliklemekten geçmese de ufak tefek tevazu göstermeler de yine konumuzun dışında kalmalı. Ki bu yazıda esasen dalkavukluğu değil, kraldan çok kralcı olmayı tartışıyorsak sorulması gereken soru şu: Bir tarih profesörünün düşüncelerini, onun bilgisine çok güvendiğimiz için adeta profesörden daha kuvvetli bir şekilde savunmak, kralcılığa girer mi? Evet girer 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Saydım, 2 dakika oldu 👌

Bu yazı ilgini çekmiş olmalı.
Sence de bir "beğen"i hak etmedi mi?